Trafikte ‘Mobil Kaza Tutanağı’ Dönemi Başladı!
SERAP DÜZGÖREN ARI
Antalya
Sigortacıysanız oturduğunuz yerden, geri geri çıkan bir arabanın karşıdan gelen arabayla çarpışma ihtimalini saniyelerle hesaplarken bulursunuz kendinizi ve çarpışma sesi geldiğinde herkes yerinden zıplarken siz bingo dersiniz. Görünen köy kılavuz istemiyor haliyle.
Algıda seçicilik diye bir şey var biliyorsunuz. Terziyseniz karşınızda oturanın giysilerindeki dikişe bakarsınız. Doktorsanız gözaltlarındaki morluk size bir hasta profili oluşturur saniyesinde. Sigortacıysanız oturduğunuz yerden, geri geri çıkan bir arabanın karşıdan gelen arabayla çarpışma ihtimalini saniyelerle hesaplarken bulursunuz kendinizi ve dan diye çarpışma sesi geldiğinde herkes yerinde zıplarken siz bingo dersiniz. E görünen köy kılavuz istemiyor haliyle. Sorun şuradaki oturduğunuz yer, çarpan arabanın şoför yanıysa kötü oluyor. Şoför panikle “Eyvah, ne yapacağız şimdi!” diye size dönüyor,
-Kaçalım!
- Saçmalama, sen sigortacısın!
Evet ama kazazede sigortacı olmak ayrı bir branş, uzmanlığım değil yani. Anlıyorum ki şakanın da sırası değil. Neyse silkelenip arabadan iniyorum. Arkadaki araba bize arkadan çarptığı için suçlu bence, bizim onun üstüne üstüne ve geri geri gidiyor olmamızın bir anlamı yok, yavaşlasaymış, bekleseymiş… “Görünürde de bir şey yok abartmayalım, gel sarılalım barışalım”, yok hala söyleniyor. “Bak güzel kardeşim tıklamışız o kadar, korkmuşuz da, tamam kızmakta da haklısın öyle lönk diye çıkartılmaz arabanın poposu ama olmuş ne yapalım, hadi sarılalım.”
Kaza tutanağı dolduralım o zaman...
Kabul etmiyor sarılmayı, biz de kaza tutanağı dolduralım o zaman diyoruz. Ne tutanaklar geçmiş şimdiye kadar elimden ama ilk defa böyle bir anda bu tutanağı doldurmanın ne zor ve asap bozucu olduğunu anlıyorum. Daha kolay bir yolu olmalı. Bunun akıllı telefona indirilmiş hali vardı. Güzel teknoloji diye indirmiştim onu bulayım bir dakika… Ah buldum. Tamam, ikinizde sakin olun ben doktorum! Yok, pardon, ben sigortacıyım her şey kontrolüm altında. Soyunun… Yok, öyle değil, ruhsat ehliyet paralar… Ay soygun gibi, para dursun, para yok, cebinden beş kuruş çıkmadan sigortan ödeyecek her şeyi, tamam sakin ol bak sana çekici göndereceğim, Ücretsiz yedek araç vereceğim… AA ama sakin lütfen!
Kazaya karışmak heyecanlı bir şey kabul ediyorum. Kim Beş Yüzbin İster’deki yarışmacı gibi, burada oturmak çok farklıymış gerçekten, ay bir heyecan ben de… Yapacağım, yapabilirim yani eminim. Uygulamalı dersini bile aldım ben bunun bir dakika sakin olun…
Derin bir nefes alıyorum
İki tarafta donmuş vaziyette beni izliyor, göz göze geliyoruz, panik halim utanç haline dönüşüyor. Derin bir nefes alıyorum. Derhâl ciddileşiyorum ki çok da ciddiyimdir bilen bilir. Kazanın şoku olmalı bu saçmalıklar…
Şimdi,
Akıllı telefon elde
Mobil kaza tutanağını yükle.
Yeni kaza ekle butonuna bas
Kaza resimlerini seç
En az dört resim çek, (hayır Facebook resmini koyma güzel kardeşim iki aracın çarpık hali ve plakaları görünsün, tamam hep beraber sarılmış bir selfie de ekleriz sonuna olur)
Kaza yeri bilgilerini tıkla (uydudan yerini tespit ediyorlar anında. Yolun gidiş geliş önceliği, trafik ışıkları, ana yol, tali yol hepsi dökülüyor).
Sonra bir not geliyor. “Seni tespit ettik artık aracını güvenli bir yere çekebilirsin” diyor
“Çektim” diyorsun devam ediyor
Plaka, TC, yazıyorsun poliçe sorguluyorsun poliçeni anında buluyor. Yani poliçem yanımda mı sigortacımı arayayım mı diye düşünmüyorsun.
Aracın çarpıştığı bölgeyi resim üzerinde işaretliyorsun “Mobil kaza tutanağı dolduruldu mu” diyor? (hayret bir şey doldurduk tamam).
Ruhsatın fotoğrafını çekmeni istediği bir butona basıp çekiyorsun Sonra aynı şeyleri 2. araç için yapıyorsun
“Ehliyet ve sürücü bilgilerini gir”.
Ne kadar kolay…
En son yorumunu yaz: Tek yön yolda üstüme üstüme geri geri gelmek suretiyle aracımın ön soluna arka soluyla çarptı, geri geri geliyor ama öne bakıyordu…
( AA bu ne ya, ne ayıp!).
Ne kadar kolay gördünüz mü diyorum başımı kaldırıp.
Araçların başında bir başıma kalakaldığımı fark ediyorum.
Aman kesin kaçtı bunlar, her şey bana kaldı. Ama bak gitmişler köşedeki kafede çay içiyorlar, bu kadar mı kolay bu tutanak işi yahu diyor gülümsüyorum.
Omuzlarım dikleşiyor tekrar ee ne de olsa şanslı günlerindeler benim gibi bir sigortacı yanlarında, mobil kaza tespit tutanağı ceplerinde. Onlar çaylarını yudumlarken kaza tespit bildirimleri anında sigorta şirketlerine iletilmiş hasar dosyaları açılmış, TRAMER üzerinden kusur tespitine geçilmiş oluyor.
Cepten çıkan para yok, ah yok, vah yok
Sonrası çekici gelir araçlar çekilir, araç servise girer, eksper gelir, onarım süresi boyunca kullanabileceği yedek araç, sigortalının istediği yerde kendisine teslim edilir. Araç yapılır ve tokalaşarak ayrılırlar.
Cepten çıkan para yok, ah yok vah yok…
E ne diyelim geçmiş olsun o zaman. Mobil Kaza Tespit Tutanağı’nı indirdin mi sen de?
http://sbm.org.tr/tr/Haberler /Sayfalar/Mobil-Kaza-Tutanagi.aspx





