Acenteler Trafik Sigortası İçin Akşama Kadar Çalışıyor
CEMİL SARI
Balıkesir Sigorta Acenteleri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı
Sigorta acentesi meslektaşlarımız maalesef trafik sigortası sebebi ile iş yapamaz ve akşama kadar fiyat çalışır duruma geldi.
Türkiye’de 19 milyon motorlu taşıt bulunuyor. Bunun 16 milyonu sigortalı. Yılda 1 milyon 200 bin araç kazaya karışıyor. Kazaya karışan araçlarda 3 bin 500 kişi hayatını kaybediyor.
Tüm dünyada zorunlu sigortalarda şirketler zarardan kaçınamazlar, fakat oran genelde % 5 ile % 10 arasındadır. Bunu sigorta şirketleri diğer branşlardan finanse eder. Maddi hasar olarak baktığımızda sigorta şirketlerinin ortalama dosya başı maliyetleri 1.800-2.000 TL civarındadır. Sigortası olmayıp sonradan sigorta yaptırılması ya da anlaşmalı tutanakta usulsüzlüğe gidilmesi de şirketleri yüzde 10-15 arası etkiler. Zararın nedeni maddi hasar değil Maddi hasara baktığımızda maliyetlerimiz işçilik ve malzeme dünya ortalamasının altındadır. Yani kısacası sigorta şirketleri maddi hasarlardan dolayı bir sıkıntıda bulunmayıp, zararlarının nedeni maddi hasar değildir. Peki nedir? Örneğin, sigorta şirketi trafik sigortalarında 2000 yılında yaşanan bir ölümcül kaza sonrası destekten yoksun kalma tazminatını tam 6 yıl sonra ödüyor. Ayrıca, araç işletenin sevk ve idaresindeki araç ile üçüncü kişilere veya bir şeyin zarara uğratması denmesine rağmen tek taraflı yapılan kazalarda bile kişilerin yakınlarına destekten yoksun kalma tazminatı ödenmesi doğuyor. Böyle olunca bir şirket şimdi yaptığı sigortadan dolayı gelecek yıllarda ne kadar ve kime ne ödeyeceğini bilemiyor. Geçmiş yıllara baktığımızda ise sigorta şirketleri yapılan poliçelerden sürekli zarar ediyor ve reasürans olmaması nedeni ile de şirketin öz sermayesinden ekleniyor. Şirket bu şekilde nereye kadar var olabilir ya da sürekliliğini devam ettirebilir?
Müşteri olarak baktığımızda
Trafik sigortası zorunlu bir poliçe. Zorunlu bir poliçe olmasından dolayı tüm motorlu araç sahipleri bu sigortayı almak zorunda. Elbette sigortalı olarak baktığımızda fiyatlar yüksek gibi görünse de şu an makul bir seviyede. Şayet bu şekilde giderse fiyatlar daha da yükselecek. Bir benzinliğe giren sigortalı en az 100-200 TL akaryakıt alıyor, fakat akaryakıtın hesabını hiçbir şekilde yapmıyor. Öte yandan motorlu taşıtlar vergisini sigortanın iki katı ödeyen vatandaşımız şimdi de sigorta fiyatının yükselmesinden şikayet ediyor. Sigortalı da kendine göre haklı. Çünkü ülkemizde trafik sigortasının ne anlama geldiği maalesef bilinmiyor. Bu yüzden de fiyatlardan şikayet ediliyor. Hatta bazı vatandaşlarımız sigorta yaptırmama yolunu seçiyor. Bizler o kişilere 2016 yılı için ölüm tazminatının kişi başı 310 bin TL olduğunu söylediğimizde ise olaya farklı bakıp sigorta şirketlerine hak vermeye başlıyor. Sigorta acentesi olarak baktığımızda Acente meslektaşlarım sıkışmış durumda. Sigorta acentelerinin yapacağı hiçbir şey yok. Acenteler sigortalıları ile sürekli muhatap oldukları için ilk hedefte onlar geliyor. Sigortalıların bilinçsiz olmasından dolayı bazı acentelerimize çeşitli atıflarda bulunuluyor. Oysa sigorta acentesi meslektaşımız sadece mesleğini icra ediyor ve maalesef trafik sigortası sebebi ile iş yapamaz ve akşama kadar fiyat çalışır duruma geldi. Oysa meslektaşlarımız trafik harici branşlarda üretim yapmaları gerekirken buna zaman ayıramaz durumda. Masanın öbür tarafında oturan arkadaşlarımız “Trafik sigortası yapmayın başka sigorta yapın” diyerek atıfta bulunuyor. Her şey zorunlu sigortan başlar. Yani siz müşterinin trafik sigortasını yapamazsanız diğer sigortalarını hiç yapamazsınız.
Nasıl bir yol izlenmeli?
Her motorlu taşıt sahibi bu sigortayı almak zorunda. Zorunlu olan bir ürünün serbest fiyatlarda satılması zaten etik değil. Şayet zorunlu ise insanlar bunu almak zorunda ise bu ürün fiyatının sigorta şirketlerinin zarar etmeyecek bir şekilde devlet olarak belirlenmesi gerekiyor. Trafik sigortaları şu an Türkiye’de krize dönüştü. Bu krizin önüne ancak devlet geçebilir. 19 milyon sigortalı ve 16 bin acenteyi ilgilendiren bu sorun bir an önce çözülmeli. Çözüm kısaca devlettir. Temennimiz bir an önce devlet bu konuda yasa çıkartarak şirket mutlu, acente mutlu, en önemlisi de sigortalı mutlu duruma getirilmeli.




