Dünden Bugüne
HASAN ÇİZMECİOĞLU
Merhaba değerli meslektaşlarım. 1977’de girdiğim sektörün bugün daha iyi yerlerde olması en önemli dileğimdi, maalesef halen karmaşa içerisinde. Taşların yerine oturmadığını görüyorum.
Bu da hepimiz için üzüntü kaynağı. Kendi kendime nereden nereye diyorum. Hepimiz aynı kulvardayız ve çok daha iyi şeyler yapabileceğimizi biliyorum. Sektör olarak başaracak mıyız? Evet, çünkü mecburuz. Geçmişte bu kadar sivil toplum kuruluşu yoktu. İnsanlar bu kadar konuyla ilgili değildi, şu an sektörde emek veren Türkiye'nin her yerinde çok değerli meslektaşlarımız var. “Ben neler yaptım?” dersem 37 yılı dolu dolu geçirdim. İlk defa bir çekici kasko sigortası yapacaktım. Hiç unutmuyorum, sanayide şasi tespiti yapacağım. Motoru biliyorum da nerede ne yazar bulamadım. Ankara’yı, bölge müdürümüzü aradım ve “Abi motor şasinin yerini bulamadım” demiştim ve fırçayı yemiştim. “Sen nasıl sigortacı olacaksın” diye.
Nereden çıktı bu internet?
Ama şimdi her şey elektronik ortamda ve teknolojinin tüm imkanlarını kullanarak oturduğumuz yerden poliçeler kesiyoruz. Rahatlığı var, ama sizler de takdir edersiniz ki teknoloji işimizi kolaylaştırdığı kadar bizleri aynı kalıba koydu ve bazen “Nereden çıktı bu internet” diye feryat ettiğimiz bile oluyor. Bunları neden anlatıyorum? Son 10-15 yılda sektöre giren arkadaşların geçmişi ve bugünü değerlendirerek önlerine bakmaları ve daha çok gayret göstermeleri adınadır. Sektöre ilk neşter 1994 yılında vuruldu. Bu neydi? Vadelerin 5 aya çekilmesi ve en önemlisi de peşinatı ve taksitlerini vadesinde ödemeyen sigortalının hasarının reddedilmesiydi. İnanın arkadaşlar, bu bir milattı. Her taraf yolgeçen hanı olmuştu. Sigortalı yeni poliçe dönemi gelmişken, inanın halen önceki poliçesi açıktı. Bu nedenle bu günlerin değerini bilmemiz lazım. Ben bu yazımı biraz eskileri siz değerli meslektaşlarıma sunmak adına nostaljik bir yazı olarak düşündüm ve öyle yazıyorum. Evet arkadaşlar, her mesleğin hoş ve güzel yanları olduğu gibi sigortacılık da bunların içerisinde en değerli meslek olarak düşünüyorum. Çok büyük kitlelere ve tüm insanlara hitap ediyor. Büyük çoğunluk olarak herkes yılda bir kez de olsa bizlere geliyor. Öyle ki yıllar içerisinde müşteri ilişkilerini aşan dostluklar ediniyoruz. Biliyorum ki hepimiz çok büyük çevreye sahip olmuşuzdur. İşte bu mesleğin önemli yanlarından birisidir bu. Ne kadar önemli bir iş yaptığımızın en önemli göstergesidir. Güven duyulan itibarlı bir mesleği icra ediyoruz. Tabii ki bunu tüm meslektaşlarım bilmekte ve ben şahsen onur duyuyoruz. Biz bunları yeni nesil genç arkadaşlarımıza ışık tutacak bir şekilde onlara anlatmalıyız. Bayrağı onlar bizlerden daha yukarılara taşımalılar. Buna yürekten inanıyorum. Eksiklerimiz yok mu? Tabii ki çok… İşte son çıkan yasalar sektörü daha yukarıya taşıyacak ve daha itibarlı duruma getirecek. Herkes kendi ilinde konuyu sahiplenecek. Aydınlık günlerin yakında olduğunu gözlemleyebiliyorum. Ben burada şirketlere onların aldığı kararları ve uygulamalarına değinmek istemedim. Çünkü top kendilerinin ayağında ve pası nereye atarlarsa bizler de oraya koşuyoruz. Doğru mu? Değil. Sektörde yüzde 90 şirket, acente kanalından besleniyor, ama kimsenin de bizlere bir şey sorduğu yok. Önceki yılarda bizler onları yönlendiriyorduk. Maalesef geçti. Bakalım bu nereye kadar devam edecek? İşte burada TÜSAF gibi önemli sivil toplum kuruluşlarına çok iş düşüyor. Onların da bizler adına mücadele verdiklerini görüyoruz.
Özellikle TÜSAF'ın son bir yıl içindeki mücadelesi takdire şayan. Biz sonuna kadar acentenin hakkını koruyan sivil toplum kuruluşlarının arkasındayız. Her zaman da yanlarında olacağız. Yazımın sonlarına gelirken bir anımı anlatarak son vermek istiyorum. 1990’lı yılların başında daktilomu alıp gece yarısı Birecik ilçemizin yol boyu lokantasında şehirlerarası otobüse poliçe kestiğimi unutamıyorum ve işin enteresan yanı şuydu… Ne ben sigortalıyı tanıyorum ne de o beni. Sadece bir dost vasıtası ile buluşmuştuk ve poliçeyi kesmiştim. Adam hiç tanımadığı insana yani bana gece yarısı bir de çıkartıp peşinat vermişti. Nereden nereye… Şimdi hiçbirimiz parayı görmüyoruz. Hatta sigortalı bile kartla ödüyor ve iade bile karta gidiyor. Müteakip ayda çalıştığımız şirketlerden maaş alır gibi komisyonlarımız hesaplarımıza yatıyor. Her geçen gün gelişen mesleğimizin kıymetini bilelim.




