Sigortacılığın Dünü Ve Bugünü
DERBO SAĞIR
Dün emekleyen bir meslek idi, sadece emeklilerin ve bazı muhasebecilerin yapmış olduğu bir ek iş koluydu. Bugün dünya sigortacılık sektörüyle entegre olduğu izlenimini veriyor.
Ancak, ülkemizde zamansız, gafil avlanma ve hazırlıksız olarak bu entegrasyon ve restorasyon havuzunda bocalıyoruz. Yüzmeyi mi öğreneceğiz, yoksa boğulup yok mu olacağız?
Çünkü dev bir sektör olmasına rağmen, başsız, kuralsız, prensipsiz olarak kapitalizme teslim olma noktasında hızla yol alıyoruz… Umarım, geçmişteki ek iş mantığı izleniminden uzaklaşırız. Yeni mektepli jenarasyon, parçalanmadan, av olmadan, bu mesleğin onurlu bir şekilde icra edilmesi için, bir takım çalışma ve sorumluluk üstlenir. Dünya var oldukça, sigortacılık faaliyette olacak. Ancak ülkemizdeki acenteler için, aynı beklenti içerisinde değilim.Yukarıda da belirttiğim gibi, ülkemiz sigortacılık sektörü, kapitalizme teslim oldu. Yıllarca sigortacılık denince, acenteler akla gelirdi. Şu an ise, acenteler günah keçisi ilan edildi. Biz acenteler ise bir birimizi yiyerek (bitirmeye), kapitalizmin değirmenine su taşıyoruz. Günümüzde, araçların yüzde 80’inin kredi ile alındığı bir süreci göz önüne aldığımızda, bankalar popülist ve dayatmacı bir zihniyetle bu portföyü kendine çekiyor.
Bayiler ise sigortalarını kendilerinde yapmaları durumunda, indirimli bakım ve onarım yapacaklarını taahhüt ediyor. Sanki vatandaş sigortasını acentede kesince, yetkisiz olacağı intibasını uyandırıyorlar. Sigorta şirketleri ise ahde vefadan uzak, yıllarca sırtından milyon dolarları kazandığı acentelere ihanet edercesine, sanal ortamda, internet üzerinde poliçe kesme imkânlarını sunuyor. Acenteye verecekleri komisyonun iki katına kadar indirim vererek, acenteyi devre dışı bırakma peşindeler. Sırada PTT şubeleri var... Gelecekte, market ve petrol istasyonlarında da poliçe satılırsa şaşmayalım! Peki, bu kadar olumsuzluklara karşı acente kardeşim biz ne yapıyoruz? Merdiven altı sigortacılığı meşrulaştırdık. Yetmedi, birbirimizi yememiz adına komisyon kırma yarışına girdik. Şirketlerden aldığımız cüzi komisyonlarla, 13 kalem ofis gederleri düşüldükten sonra, uzun vadede mesleğini icra edebileceğini düşündün mü?
Sigorta şirketleri bu zafiyetlerimizden yararlanarak, acentenin komisyonunu kırma yarışına girdiğinde, idarece ve yönetici kardeşim sen, acenteleri koordine edip, yasal haklarını savunabildin mi?
Geçmişte, bazı toplantılarda, iptal poliçelerden işlem bedeli alınacağı söylendi. Acentenin mağdur olmaması için, bu konuyu hayata geçirebildik mi?
Madem eczacılar gibi, avukatlar gibi ek bir meslek faaliyetinde bulunamayacağımız, bağımsız bir ofiste, ortamda mesleğimizi icra edeceğimiz yasayla şekillendi. Peki, aynı yasanın acentenin özlük ve geleceğini teminat altına alması için ne yapabildik? Sigortacılık, acenteler dışındaki diğer meslek dallarına hayırlı olsun…




