Acentelerin prim üretimi artacak
"Sektörün en önemli dağıtım kanalı olan acentelik sistemine yıllardır yaşanan doldur-boşalt anlayışının sona erdiğini ve sigorta acenteliğinin özlenen saygınlık seviyesine yakın gelecekte ulaşacağını" belirten TÜSAF Başkanı M.Levent ERGUN, 2010 yılı sonuçlarında acentelerin ortalama prim üretimlerinde bu sonuçların hissedilmeye başlayacağını ve en geç 2-3 yıl içinde de tatminkar bir seviyeye gelineceğini" söyledi.
2009 yılı itibarıyla yaklaşık 400.000.-TL olarak gerçekleşen acente başına ortalama prim üretimi, 2 yıl içinde 1.000.000.-TL ortalamasını yakalayacaktır. Hedefimiz ise, acentelerin ortalama prim üretiminde 2-2,5 milyon TL mertebesine gelebilmesidir. Birleşmeler ve satın almalar gündeme gelebilir, sonuç olarak acenteler büyüyecektir. Büyüme, kurumsallaşmayı da beraberinde getirecek, acenteler fiyatla değil ek hizmetlerle rekabet etmeye başlayacak, müşteri tercihinde fiyat ikinci-üçüncü plana düşecektir.
Sektörün oto branşı ağırlıklı çalıştığını, araç sayıları itibarıyla bakıldığında pazarın bu alana sıkışıp kaldığını görüyoruz. Pazarı büyütmek için çaba göstermek, yeni ürünlerle derinlik sağlamak yerine, bu alanda kavga etmek anlamlı değil. Acente girişlerinin azalmasını şikayet konusu etmek yerine, pazarı büyültmeye çalışmalıyız. Bu pazarda acente sayısı 50 bin olsa ne olur? Sisteme giren acente kadar, çıkan acente varsa, acente sayısının doymuş olduğunu kabul etmek gerekiyor. Çok acente, çok üretim demek değildir. Şirketler, acentelerini arttırmak yerine, mevcutları büyütmek için projeler ortaya koysalar hem üretim adına, hem de kalite adına daha iyi sonuçlar alırlar.
16.000 acentenin önemli bir kısmı ayakta kalma mücadelesi veriyorsa, kurulan sistemde bir yanlışlık var demektir. "Bu sistem şirketlere yarar" diyenler yanıldıklarını ne zaman görecekler? "Dükkanın elektrik parasını çıkartayım" diyen kırtasiyeciye ya da "Tamirhaneme araç girişini sağlayayım" diyen otomotivciye poliçe kestiren sektör sadece günü kurtarma derdinde demektir. Uzun vadeli düşünmediğimiz sürece, uzun vadede geleceğimiz sonuçlardan şikayet etme hakkımız olamaz. Kabul etmek gerekir ki, sektör yıllardır günü kurtarma derdindir ve sigorta şirketleri kendi adlarına üç tane fazla poliçe satabilmek için dağıtım sistemini dejenere etmişlerdir. Sisteme yeni giren her acente, sektöre yeni satış kazandırmak yerine, mevcuttan pay alarak bu işi yapıyorsa, bir sigorta şirketi tarafından yeni açılan her acentenin temel fonksiyonu, rakip şirketin işinden getirmektir. Şirketler tarafından ortaya konulan böyle bir büyüme politikasını kabul edilebilir bulmak mümkün değil. Çünkü, rakip şirketlerde aynı politikayı yürüttüğüne göre, bunun kimseye bir faydası olmayacaktır.
Sigorta acentelerinin yapılarında ve çalışma şekillerinde bir rehabilitasyon ihtiyacı olduğunu kimse inkar edemez. Bu konuda yapılan çalışmaların, yine günlük düşünen kimi yöneticiler tarafından eleştirilmesini önemsemeyiz. Uzun vadeli düşünüyoruz. Sonuçlar, acentelerden daha çok şirketleri memnun edecek, kimsenin kuşkusu olmamalı.