‘Acenteler iş birliği içinde olmalı’
TOBB Sigorta Acenteleri İcra Komitesi Başkanı Levent Ergun,“Acenteler olarak iş birliği yapalım. Gelenmüşteriye elimizde olmayan poliçeyi başka acenteden temin ederek sunalım.Böylece şirketlerin savaşına ortak olmayız”dedi.
Eureko yeni yatırımiçin Türkiye'yi izliyor
45.5 milyon sigortalısı bulunan Eureko B.V.’nin CEO’suWilliem van Duin, “Türkiye için yeni yatırım planlarımız var, ama öncelik tabii ki Eureko’da. Türkiye gelişen ekonomisi ile gözümüzün üzerinde olduğu bir ülkedir” dedi.
Dev şirketlerin CEO'ları sağlığı tartıştı
Uluslararası Sağlık Sigortacıları Federasyonu (IFHP)'nin 2010 Biennal Konferansı Acıbadem Sigorta’nın ev sahipliğinde İstanbul'da dünyanın en büyük sigorta şirketlerinin CEO’larının katılımlarıyla gerçekleştirildi.
Allianz acentelerine ‘Varmısın’ dedi
Allianz acenteleri Antalya’da biraraya geldi. Toplantıda bir konuşma yapan Allianz CEO’su George D.Sartorel “Acentelerimiz için rekabetçi kampanyalar ve komisyon oranları sunarak verimliliğimizi artırdık” dedi.
GÜNCEL:
- Aksigorta GenelMüdürü Uğur Gülen: 'Dünyanın 16. büyük ekonomisi olan Türkiy...
- Uğurlu,“Fon büyüklüğümüzü 224milyonTL artırarak yüzde 11,4'lük bir büy...
- Yapı Kredi Sigorta Grup Başkanı Tolga Okan Tezbaşaran, KOBİ'lere yönelik Akarya...
- Vesting, çalışanların üzerinde maaş artışı kadar motive edici etkiye sahip o...
- AvivaSA, katılımcısının bireysel emeklilik katkı payını istem dışı işsizl...
- Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre, Mart'ta işsizlik oranı yüzde 13.7 ol...
- TOBB Sigorta Acenteleri İcra Komitesi Başkanı Levent Ergun,“Acenteler o...
- Taşkıran, son yıllarda sektöre yatırım yapan yabancıların umduklarını bulam...
- 4Haziran tarihli yeni Bireysel Emeklilik Sistemi verilerini açıklayan EGM Başkanı...
- İki yıl öncesine kadar Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından ödenen trafik ka...
T. SİGORTA ACENTELERİ FEDERASYONU
![]() |
|||||||||||
|
|
SAİK Üyelerinden Duyuru Değerli meslektaşımız, İzmir’de yayınlanmakta olan bir derginin Nisan’2010 sayısındaki bir köşe yazısını ve bu yazının ardındaki niyeti sizinle paylaşmak istiyoruz. Derginin yayın yönetmeni, “SAİK’in TÜSAF demek olmadığını, bağımsız ve tüm sektörü dinlemesi gereken resmi bir kurum olması gerektiğini anlatmaya çalışan birlik ve derneklerin ne kadar haklı olduklarını” ifadeyle SAİK üyelerinin TÜSAF gibi davrandığını ima etmeye çalıştığı köşe yazısını dehşet içinde okumuş bulunuyoruz. Her şeyden önce ifade etmek isteriz ki, Sigorta Acenteleri İcra Komitesi Türkiye genelinde yapılan ve esasları daha önceden yönetmelikler yoluyla belirlenmiş demokratik bir seçimle iş başına gelmiş, tüm sigorta acentelerini temsil eden kamusal niteliğe haiz bir organdır. Söz konusu seçimde birisi TÜSAF-T.Sigorta Acenteleri Federasyonu tarafından belirlenen iki ayrı liste aday olmuş, her seçimin doğal sonucu olarak bir tanesi seçimi kazanarak Sektör Meclisi ve SAİK organlarını oluşturmuştur. Bize göre, seçim sonuçları itibarıyla kaybeden ya da kazanan bir taraf olmamıştır ve yarışan listelere “taraf” ifadesiyle yaklaşmak dahi son derece yanlıştır. Seçimlerde yarışan tek bir taraf olmuştur ve kazanmıştır, bu taraf acentelerdir. Sektör Meclisi ve SAİK üyeliğine seçilen meslektaşlarımızın, TÜSAF ya da başka bir STK üyesi olmaları bu sonucu değiştirmeyecektir. Doğal olarak ve kanunen SAİK, tüm sigorta acentelerini temsil edecektir ve il seçimlerini dahi kazanamaması nedeniyle SAİK seçime iştirak edemeyen birilerinin “Biz temsil edilmiyoruz” anlayışında olması asılsız, gereksiz, duygusal ve yakışıksız bir davranıştır. Meslektaşlarımız tarafından bilinmelidir ki, SAİK tarafından alınacak kararlar ve yapılmakta olan mevzuat çalışmaları, tüm sigorta acentelerini ilgilendiren ve genele şamil çalışmalardır. Bu çalışmaların, sadece TÜSAF üyeleri ve SAİK listesine oy verenler için yapılacağını, diğer listeye oy verenlere uygulanmayacağını düşünmek abesle iştigaldir. Bizler SAİK üyeleri olarak, aynı zamanda TÜSAF üyesi olmamızın utanılacak ve eleştirilecek bir durum olmadığını; aksine, trafik ve dask sigorta komisyonlarının arttırılması, sigortacılık kanununda sigortalının seçme hakkının sınırlandırılmasına 20.000.-TL idari para cezası getirilmesi, acenteliğin fesih tarihinden önce akdedilmiş poliçelerin komisyonlarının garanti altına alınması gibi pek çok konuda, mesleğimiz adına TÜSAF tarafından ortaya konulmuş olumlu sonuçların sahibi olmaktan onur duyduğumuzu belirtmek isteriz. Yazar, bizzat izlemek ve konuşulanları anlamak lütfunda bulunmadığı bir toplantıyı, başarı abidesi olarak göstermiş, sektör tarihinin en büyük toplantısı olarak ilan etmiştir. Katılımcıların ve konuşmaların tarafımızca bilinmesinin ötesinde, aynı dergideki başka bir köşe yazısından da anlaşılacağı üzere, toplantının en önemli özelliği sigorta şirketlerinin yetkilileri tarafından acente komisyonlarının düşürülmesi gerektiği yönündeki görüşler ve toplantıyı düzenleyen dernek yöneticilerinin bu görüşler karşısındaki sessizliğidir. Geçmişte, trafik sigorta komisyonları ve sigorta prodüktörleri karşısındaki tutumlarıyla malum bir derneğin, acente komisyonlarının düşürülmesi gerektiği konusundaki görüşlere ev sahipliği yapmaları, “sükut, ikrardan gelir” misali, bu görüşü paylaşmakta oldukları şeklinde değilse, başka hangi şekilde yorumlanacaktır? Sorulması gereken esas soru, SAİK üyelerinin, meslek menfaatlerini korumaktan uzak davranışlar sergileyen kişi ya da kurumlarla yakınlaşmasını hangi sigorta acentesinin istemekte olduğudur. Bu nedenle, SAİK üyelerinin aynı zamanda TÜSAF üyesi olmalarının farklı bir şekilde yorumlanmasını çirkin ve maksatlı bulduğumuzu ifade ediyoruz. Yazının sahibi, açıklayamadığı bir karın ağrısı çekmektedir. Derginin yayın yönetmeni olarak, ticari amaçla çıkartmakta oldukları bu dergiye destek olmamızı ve pazarlamasını yapmamızı istemiştir. Bu talebe olumlu yanıt vermememiz ve TÜSAF E-Bülten adıyla bir sektör yayını oluşturmamız sebepleriyle, Nisan’2010 tarihli dergilerinde tarafımıza karalayıcı ve yıpratıcı ifadeler sarf edecek kadar seviyesizleşmekten çekinmemiştir. Bir yayın kuruluşunda aranan en önemli özellik, tarafsız olmasıdır. Sektördeki hiçbir yayın kuruluşu, hiçbir STK’nın yanında ya da karşısında olmama, gözükmeme gibi basit bir ilkeyi intikam alma hırsıyla dahi olsa ihlal etmemelidir. Hatırlatmakta yarar görmekteyiz ki, Türk Yayın Tarihi kişisel hırslarını, menfaatlerini ve husumetlerini kalemlerine yansıtan kimi yazarlara olduğu kadar kiralık kalemlere de şahittir. TÜSAF ve SAİK üyelerinin, acente komisyonlarının bu şekilde tartışmaya açılmasına ve düşürülmesi yönündeki görüşlere karşı oldukları dikkate alındığında, bu kişilerin yıpratılması çabalarının gerçek nedeni çok daha iyi anlaşılabilir. İftiranın sahibi olan kişi, acente komisyonlarının düşürülmesi gerektiğini söyleyen kişinin temsil ettiği şirketten aldığı reklam bedelini de açıklamak durumundadır. SAİK üyeleri hakkında yapılan bu yorumun, somut örnek ve gerekçelerle açıklanmaması halinde, yayın tarihimizin şahitlik ettiği örneklere bir yenisi daha eklenmiş olacaktır. Sigorta acentelerini abone etmek suretiyle ekonomik varlılığı sürdüren bir yayın kuruluşunun, acenteleri temsil eden bir kuruma ve onun üyelerine yapmış olduğu bu seviyesiz saldırıyı, siz değerli meslektaşlarımızın takdirine bırakıyoruz. Unutulmamalıdır ki, sizler adına alacağımız tüm kararları ve yapacağımız çalışmalarımızın etkili olması, saygın bir SAİK yapısı ile gerçekleşebilecektir. Geçimini sigorta acenteliğinden temin etmeyenlerin, tarafımızı yıpratmasına daha fazla izin vermeyeceğinize olan inancımızla ve sizlerin desteğinden aldığımız güçle mesleğimizi daha ileri götürebilme azmimizin devam edeceğiniz bilgilerinize sunarız. Saygılarımızla, M.Levent ERGUN-Hüseyin KASAP-Süleyman ÖZER-Erdal SEFERBAY-Celil ÇELEBİ-Özcan DUYSAK-Şuayip ŞENEL |
GÜNCEL HABERLER
-
‘Avrupa’dan hızlı büyüyeceğiz’ Aksigorta GenelMüdürü Uğur Gülen: 'Dünyanın 16. büyük ekonomisi...
-
AHE, ilk 5 ayda 4.6milyara ulaştı Uğurlu,“Fon büyüklüğümüzü 224milyonTL artırarak yüzde...
-
Turizm için özel poliçe sunuyoruz Yapı Kredi Sigorta Grup Başkanı Tolga Okan Tezbaşaran, KOBİ'lere...
- 1
SİZCE UYGUN MU?

