Menu

Eylül 2016

MURAT BÜYÜKÇELEBİ
TÜRKİYE SİGORTA ACENTELERİ FEDERASYONU BAŞKANI

Denemeye var mısın?

Portföy kime ait? Bu sorunun cevabı çok önemli! Son dönemlerde bildiğiniz üzere sözleşmelerde acenteler yönetmelik maddelerine uygun hale getirilmesi için değişiklikler yapılması gerekti. Ancak en önemli maddelerden biri olan ‘portföy mülkiyeti’ ile ilgili düzenleme olmadığı gibi Türk Ticaret Kanunu’nda belirtilen maddeden daha ağır ifadeler içeren değişiklikler yapılmaya çalışılıyor.

Bildiğiniz üzere en önemli konu müşteri iletişim bilgileri. Bu bilgiler de acentelerde mevcut. Bu bilgiler neden önemli?

İyi tarafından bakılırsa hizmet verilirken sigortalıya hızlı bir şekilde ulaşılması gereken durumlar olabilir. Özellikle hasar anında, çapraz satış için bilgilendirme mail ve mesajları gidebilir. Daha iyi ürün ve hizmet için anketler yapılabilir, ekleyebileceğimiz birkaç durum da olabilir.

Bu hizmetlerin acente tarafından verilmediği varsayımıyla, “Yıllardır sigortalılar nasıl hizmet alıyor, ilk önce kimi arıyor” soruların cevabı bilinmiyor sanırım… İlginç, hala tam anlaşılmamış!

Buradaki gerçek niyet nedir?

Bizim algıladığımız ve geçmişteki tecrübelerin gösterdiği durumlar şunlar;

Acenteye ait olan portföyün bilgilerini alarak acenteyi sistem dışına çıkarmak.

Nasıl mı?

İlk hamle acenteyi aradan çıkarıp bilgilendirme mesajları, sonra ürün önerileri, dijital satışlar acente üzerinden yapılarak, ardından da alışkanlık oturunca acente aradan çıkarılacak.

İlk bakışta maliyet olarak görülen acente komisyonundan alarak sanki sigortalıya daha uygun fiyatlandırma yapılacağı kandırmacası...

Geçmiş tecrübe nedir? Fesih sonrası acenteye ait olan sigortalıları aramak, yazı göndermek, direkt iletişim kurmak... O da olmuyorsa bir acente meslektaşına devir yaparak birbirlerine kırdırmaya çalışmak… İkincisi daha ötesi call center ve dijital olarak direkt fesih olmadan acentenin müşterisini aramak.

Üçüncüsü DASK’ta yaşıyoruz; sigortalıları arayıp “Biz yapabiliriz” ifadeleri...

Bugüne kadar acente portföyünü almakta başarılı olunamadı, bu itiraf ediliyor.

Ancak son hamle yenilir yutulur olmaktan çıktı.

Hazine bile “çapraz satış yapacağız” bahanesiyle maalesef ikna edilmiş. Zorunlu sigortalarda iletişim bilgisi almaya trafik sigortasını da eklemişler. Trafik sigortasında teklif verirken GSM numarası veya e-mail adresi girme zorunluluğu geldi.

Sigortalı teklif alırken bu bilgileri vermek zorunda değil. Diyelim ki bu bilgiyi verdi; acentenin sigorta şirketi veya 3. şahıslarla paylaşması sigortalı izni olmadan mümkün değil. Bu bilgiyi almayı gerektirecek bir durum da söz konusu değil.

Meslektaşlarım, bugüne kadar ne yaptılarsa aynısını yapmaya devam edecekler, ancak bu çözüm değil iki taraf için de...

Sorunun çözümü basit.

Müşterilere soralım “Şirketle mi çalışmak isterler, acenteleriyle mi?”
Portföyün kime ait olduğu ortaya çıksın...

Bakalım ismini bile telaffuz edemediği şirketle çalışacak müşteri bulabilecekler mi? Bu sorunun cevabı bile portföyün kime ait olduğunu anlatıyor.

İsterseniz bir tam gün bize gelen bütün telefonları ve hizmet ihtiyaçlarını şirketlere yönlendirelim.
Call centerlerde hizmetin ne kadar kaliteli olduğu ve ne kadarına cevap verilebildiği görülsün “Acenteye ihtiyaç var mı” sorusunun cevabı da sigortalılar tarafından anlaşılsın!

Çağrımı dikkate alın! Bunlarla uğraşmayın… Sözleşmede portföy mülkiyet hakkını acenteye uygun bir şekilde verin. Sorunları çözün. Acente de daha fazla satış yapmak için bunlarla uğraşıp zaman kaybetmesin…
Saygılarımla


tsrsb   dask   sigortacili   sigorta_gov   tsev    sigorta bilgi merkezi    sigorta tahkim komisyonu    guvencehesabi

Showcases

Background Image

Header Color

:

Content Color

: