Menu

Ağustos 2016

MURAT BÜYÜKÇELEBİ
TÜRKİYE SİGORTA ACENTELERİ FEDERASYONU BAŞKANI

Değerli meslektaşlarım

Penetrasyon neden artmıyor? Artabilir mi? Bu kafayla mümkün değil… Artması için ne yapıldı: “Tüm dağıtım kanallarına kapı sonuna kadar açıldı; açılmadı neredeyse kapı verildi.” Beklenen neydi? Yeni satış kanalları daha fazla sigorta yapacak, yeni müşteriler bulup oluşturacaktı. Ne yaptılar, “Mevcut acente portföylerini tırtıkladılar” diyeceğim az olacak, “Çalmaya başladılar…

 ” Ne oldu? En ucuzu bulmak için çok fazla alternatifle vermenin doğru olduğu, bilgi, tecrübe ve hizmetin değerinin olmadığı sonucu ortaya çıktı.

 Ne getirdi? Sektöre koca bir hiç; aksine çok güven duyulan sektörümüz daha çok güven kaybına uğradı. Yanlış satışlar, komisyon düşürmeler inanılır gibi değil. Bir broker bunu satışın birinci koşulu gibi kullanmaya başladı.

 Soruyorum, bu kafada olan bu yapıya sigorta şirketleri artı komisyon veriyor mu? Bu haksız rekabetle acentesini ezdirdiğini düşünüyor mu? Buradan gelen satışlar karlı mı? Hasar dengesi nasıl? Bunlara “Üretiminin kaza branşı ağırlıklı komisyonunu düşürüyorum” diyor mu?

 Koca sektörün haline bak; kaza branşının, trafik sigortasının oranının geldiği noktaya bak... Ne yapıyoruz, devlet trafik sigortasını elimizden alsa rezaleti oynayacağız. Sermayedarlar ne yapıyor, “Devamlı zarardasınız. Üretiminiz trafik sigortasına kalmış” demiyor mu? Maalesef demiyor…

 Söylemiş olsa şirket yöneticileri bu konularda bir ilerleme kaydetmiş olur. Daha önemli işler var! “İki iş ortağının arasında güven duygusunu tamamen ortadan kaldıracak konulara odaklandık” deniyordur diye düşünüyorum. Sözleşme ve komisyonlar… Dünyanın neresinde satış kanalının komisyonu düşer, ikide bir bununla ilgili karar alınır, neresinde sözleşmeleri ortaklıkları zedelenir anlamakta zorluk çekiyorum.

 Acentelik Sözleşmesi, Yönetmeliğin 15. Maddesi’nde belirtilen konularda sigorta şirketlerinin değişiklik yapması ve acentelere sözleşmeleri imzalatması gerekiyor bildiğiniz gibi. Acentelik sözleşmelerinin iki iş ortağının haklarını korumaktan uzak tek taraflı kabul edilmesi mümkün olmayan maddelerden oluşması, Hazine’nin müdahalesine neden oldu. Gelen sözleşmelerde görüyoruz ki maalesef bu durumu fırsat kabul eden, daha ne kadar kötü aleyhte maddeler koyabiliriz yarışına giren şirketler mevcut.

 Belirtmeden geçemeyeceğim durum ise olması gerekeni yakalamış sağduyulu, ne yaptığını bilen tecrübeli şirketler de mevcut. Hatta bunların içinde SAİK’in hazırlattığı örnek acentelik sözleşmesini maksimum dikkate alacağını ifade eden de var. Sözleşmeyi acentelere göndermeden “Sizi rahatsız eden bir durum var mı, inceleyin görüşelim” diyen de bu davranışı sergileyen şirketlere teşekkür ediyorum.

 Boş işlerle uğraşıyoruz, gözümüzün önündeki pastaya odaklanacağımıza güvensizlik yapacak her şeyi yapıyoruz.

 Trafik sigortasındaki bu durumu çözmemiz gerekiyor. Sektörün kimyası bozuldu. Acente fiyat teklifi vermekten, müşterisini kaybetmemek için harcadığı enerjiden perişan durumda. Denilecek ki “Yapmayın trafik sigortası, sektörün neredeyse yarısını oluşturan bu branşı yapmayın” demek ne kadar doğru olur.

 Artık kendimize gelelim, iş konuşalım, üretim konuşalım, kar konuşalım, itibar konuşalım artık dayanma noktasının sonundayız…

Saygılarımla


tsrsb   dask   sigortacili   sigorta_gov   tsev    sigorta bilgi merkezi    sigorta tahkim komisyonu    guvencehesabi

Showcases

Background Image

Header Color

:

Content Color

: